ZEYNEP'E


"Yahşi günde yar yahşidir; yaman günde yetiş gardaş." 



        "Hadi gidiyoruz." dedi, boş bulundum "Nereye?" dedim, döndü uzun uzun yüzüme baktı ve ekledi "Dost çağırınca nereye diye sorulmaz. Tamam, denir". O günden sonra ne o bana sordu ne ben ona sordum "Nereye?" diye . Çünkü ikimizde biliyorduk çıktığımız yolda ikimiz de birbirimizi kötü bir yere götürmezdi.. Sonra ona Hz. Ebubekir ile Hz. Muhemmed'in dostluğunu anlatmıştım, anlatırken gözlerim dolu dolu olmuştu. Bize de nasip olsun böyle dostluk demiştim, belki de bizim sessiz sözleşmemiz o andı. Bir gün bir sohbette Esat Hoca radyodan "Dostluk pekala deme sanatır." Diye fısıldamıştı, koşup ona anlatmıştım. Bi dizide iki karakter vardı; Sefer ile Zülfikar diziden bir haberdi ama iki karakterin dostluğunu öyle bi anlatmıştım ki bir şey olsa moralim düzelsin diye o ilişkiden örnek verirdi. Bazen o kadar ufak detayları yakalıyor ki ben bile şaşırıyorum, diyorum "Bu bunu nerden biliyor?", bazen hiç ummadığım anda öyle güzel bir şey söylüyor ki mutluluktan gözlerim doluyor, en karanlık anımda hep sol yanımda oluyor, bazen bir mesajdaki bir kelimden bile ruh halimi anlıyor... Bakın yan yana değil, göz göze değil, ses sese değil, yazılı bir dildeki bir kelimeden anlıyor ruh halimi ve biliyor bana iyi gelecek ilacı, çok ilginç, bütün yaralarıma bir merhemi var. Merhemi bile yoksa öyle güzel "Salla boşver sıkma canını" diyor ki insanın her şeyi boşverisi geliyor. Böyle anlatınca garip geliyor, bir masallar ülkesi gibi ama öyle değil.. Yıllarca her gün bıkmadan ama asla bıkmadan kimle konuşabilirsiniz ya da yıllarca hiç küsmeden kimle iletişim kurabilirsiniz. Kalbin üstündeki tül gibi kendisi sanki o giderse kalbim açığa çıkacakmış gibi, ölecekmiş gibi. Birlikte büyümek, değişmek, hayal kurmak, hayallerin kırıklığını ruhtan çıkartmak, adam etmek birbirimizi, sığınak olmak, aile olmak, hem yol hem yoldaş hem yolcu olmak, bir gün sadece bizi anlatacak kadar güçlü imge/simge/gösterge/ bulup ondan bir anlatım dili oluşturmak isterdim, herkes bilsin isterdim bu bağın kıymetini, tek göz kontağı ile anlaşabilmeyi, mesajlarını sesiyle okuyabilmeyi, neşesini katlamayı, yaşını silmeyi ama en çok da birlikte mutluluktan ağlamayı bilsin isterlerdim. Ağız dolusu gülmesi, sonsuz yemek yemeyii, sadece ikisine özel ritüelleri, filmleri hikayeleri sohbetleri anıları bilsin herkes isterdim. Böyleee kapkara sonsuzluğun içindeki inciyi bulmak gibiydi ona sahip olmak, imkansızlıkların en ötesii... olmayacağını bildiğin halde "Neden, niçin, nasıl olmaz ki" demeden her an yeniden birlikte hayal kurabilmekti... Düştüğünde ilk ona ulaşmak, başardığındaa "başardık" diyebilmekk. Ve anlamaktııı her şeyii kimse görmese bile o gözbebeğindeki hüznü görebilmekti, sevmekti belki de hatta sevmekten de öte bir parçası olmaktı birisinin asla kopmayacak bi parçası. Ve bazı inaanlar bazı insanlara sahip olduğu için çok sanşlılardır. Ben de sana sahip olduğum için çok şanslıyım ve seninle seni, kendimi ve hayatı öğrenmek çok güzel. Seni seviyorum.🎈

22.12.22 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ramadan ' 2025 Hatırası

Biz

Merhaba Ben EAK.