"Yahşi günde yar yahşidir; yaman günde yetiş gardaş." "Hadi gidiyoruz." dedi, boş bulundum "Nereye?" dedim, döndü uzun uzun yüzüme baktı ve ekledi "Dost çağırınca nereye diye sorulmaz. Tamam, denir". O günden sonra ne o bana sordu ne ben ona sordum "Nereye?" diye . Çünkü ikimizde biliyorduk çıktığımız yolda ikimiz de birbirimizi kötü bir yere götürmezdi.. Sonra ona Hz. Ebubekir ile Hz. Muhemmed'in dostluğunu anlatmıştım, anlatırken gözlerim dolu dolu olmuştu. Bize de nasip olsun böyle dostluk demiştim, belki de bizim sessiz sözleşmemiz o andı. Bir gün bir sohbette Esat Hoca radyodan "Dostluk pekala deme sanatır." Diye fısıldamıştı, koşup ona anlatmıştım. Bi dizide iki karakter vardı; Sefer ile Zülfikar diziden bir haberdi ama iki karakterin dostluğunu öyle bi anlatmıştım ki bir şey olsa moralim düzelsin diye o ilişkiden örnek verirdi. Bazen o kadar ufak detayları yakalıyor ki ben bile şaşırıyorum, diyorum ...