TAMAMLANMAMIŞ ŞİİRİN FAİLİNE


Bugün, 17 Eylül 1997.

Karşımda sen,

Önümüzde iki senedir beklemekten soğuyan bir çay.

An yavaş yavaş çözülüyor…

Ve yıllar sonra ilk kez adım dökülüyor dudaklarından,

Adıma yeniden ruh geliyor.

Gözlerin hala boncuk…

Gözlerin hala gülünce kısılan en güzel şiir.

An, dursun istiyorum.

Ve anla beni, al beni içine.

İmkansız biliyorum.

Ama ben, sana hala meftun,

Sen, bana hala yabancı.

Ben kalbimi nerede dondurdum, hatırlamıyorum.

Sen beni nerede kaybettin, bilmiyorum.

Neşeli, buruk ve hiç bitmeyecek sandığım aşkımın ilmek ilmek işlendiği hatıralar hala hatırımda.

İmkansızı unutmak, mümkün olmuyor.

Sırtıma, senden bana kalan karşılıksız sevdanın yükü biniyor.

İmkansızlaşıyor yaşamak, nefes almak.

Annem bir derdim olduğunu

Derdimin de sebebinin sevda olduğunu anlıyor

Ama bu kez annem “Derman bende değil.” der gibi derin ve manalı bakıyor

Derman sende,

Dermanın yükü de bende.

Ben sensiz, yekpare…

Sesin ve kokun, ahenkle dans ediyor etrafta.

An, cennetten bir an sanki.

Tüm balonlar, gökyüzüne bırakılmış.

Gök de yüzüne inmiş gibi.

Sen, ne derdimin ne de sevdamın farkında;

Habersiz oturuyorsun tam karşımda.

Masmavi bir eylül sabahında başlayan hikayemiz, şimdi de turuncu bir kare ile son buluyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ramadan ' 2025 Hatırası

Biz

Merhaba Ben EAK.