PEKİ NEDİR BU AŞK?
AŞK
İnsanlığın var
olduğu günden beri seven her kalp bir türlü bu tanımı yapmıştır. Hafız her
beytinde, Fuzuli her imgesine, Shakespeare’ sonelerine, Cemal
Süreyya’nın mısralarına, Peygamber Efendimizin (SA) hayata ince ince işlemiştir aşkı… Kerem uğruna küle
dönmüştür, Mecnun çöle düşmüştür, Tahir ise cananına layık görülmeyip sürgün
edilmiş ve sonra vuslata ermeden canını yitirmiştir, Mem, aşkı uğruna zindindan
çıkamayıp dört duvar arasında sevgilisinin elinden ölümü tatmıştır, Helen
uğruna koskoca Truva Savaşı çıkmıştır… Sevenler ölmüştür ya sevilenler.. Sevilenlerse aklını yitirmiştir.. Peki
geçmişte bu kadar kutsal sayılan şey 21. Yy’daki tanımı nedir?
Bence aşk tamam olmaktır. Onu
gördüğün her sabah yeniden doğmaktır, içindeki pozitif enerjinin yüzüne
yansıması ve çevren tarafından “Ya sende
bu günlerde bir şeyler var?” diye geri
dönüt almasıdır. Onun sesini duyduğun an içinin ürperme,si karnına ağrılar
girmesi, titremen, sesinin içine kaçması.. ve bu fizyolojik reaksiyonların
tümünü aşık olmadığın zaman hasretle beklemektir aşk.
Mutluluktan ağlamak, eksik
yönlerini tamamlamak, içinde uçan
kelebekler sayesinde bir baloncu edası ile
aydınlık gökyüzüne her an renkli balonlar bırakıp insanlara ilham kaynağı
olabilmekti aşk.
Bazıları aşka aşıktır. Bir ömür
onu aralar ya da bir nesneye bir hayale bir insana bir canlıya tutku ile
bağlanır adına aşk derler. Bu insanların belki de en çok istedikleri şey karşı cins tarafından hayallerindeki gibi
sevilmektir.
Ama 21. yüzyılda aşk, aşk değil artık. Seks,
statü atlama, zaman geçirme gibi basit şeylere indirgenmiş bir meta. Oysa
aşk en naif duyguları içinde barındıran insana yeniden enerji veren doğa üstü
bir güç. Yanlış bir çağda yanlış bir kavramı tanımlamaya çalışıyorum. Hatta
benim aşk algım ile insanların aşk algısı arasında dünya kadar fark var ama ben
hissediyorum ki aşk ikiyken bir olmak . Her şeyi beraber planlamak; hayatı,
hayalleri, geleceği… Her yolda yan yana ilerlemek.. Sabahlara kadar sohbet etmek ya da hiç
yemediğin bir tadı beraber denemek için heycanlanmak, bir sokak ortasında
umursamazca beraber kahkaha atabilmek ya da kar yağarken sıcak çikolata içmek
için sıcak evimizden sırf o istiyor diye çıkmak, onun yanında zamanın içinde zamanın
yaratıldığını hissetmek, hayallerini
gerçekleştirmen ve onun hayallerini gerçekleştirmesi için içsel motivasyonu oluşturmasında
en büyük destekçi olabilmek, hayallerini her anlattığında göz bebeklerinin
içinin senden çok heycanlanması, olduğunu görebilmek, ıssız bir adaya düşsen
yanında hiçbir şey olmasa o olsa yeter diyebilmek, o rahatsız olduğunda
zaaflarından vazgeçebilmek, gözlerini kapattığında sadece kokusuyla bile milyonlarca hayal kurabilmek, içindeki mutluluğu birbirinize
bulaştırabilmek, umutsuzken ya da umutluyken birbirine ışık olabilmek, bazen
susarken bile kaygıları korkunu anlayıp kocaman sarılabilmek, yolda olmak değil
de yoldaş olmak, sohbet temektir,
yükleri paylaşmaktır,
Yorumlar
Yorum Gönder